Yazının icadı üzerine konuşurken çoğu zaman aynı birkaç cümleye takılıp kalıyoruz; bu yazıda biraz geri çekilip meseleye yeniden bakmak istiyorum.
Geçmişle kurduğumuz ilişki, geleceğe bakışımızı da şekillendiriyor. Geçmişi anlamak, onu aklamak ya da yargılamak değil, bağlamıyla görmektir. Gündelik hayatın izleri, büyük olayların gölgesinde unutulmaya yatkındır.
Dönüm noktaları geriye bakınca net görünür, yaşanırken ise belirsizdir. Tarih, geçmişi olduğu gibi değil, bugünün sorularıyla okuma sanatıdır.
Bilgi çoğaldıkça kaynakları ayırt etme becerisi daha da önem kazanıyor. Eksik bıraktığım bir şey varsa lütfen tamamlayın.
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.