Şehir tarihi, görünürde basit bir konu; ama biraz kazınca altından birbirine bağlı pek çok soru çıkıyor.
Geçmişi anlamak, onu aklamak ya da yargılamak değil, bağlamıyla görmektir. Tarihçinin işi kesin hükümden çok, iyi soru sormaktır. Aynı olayı anlatan iki kaynak arasındaki fark çoğu zaman en öğretici kısım.
Tarih, geçmişi olduğu gibi değil, bugünün sorularıyla okuma sanatıdır. Sözlü tarih, kayda geçmemiş hayatların en değerli arşivi.
Dönüm noktaları geriye bakınca net görünür, yaşanırken ise belirsizdir. Sizce bu tablo önümüzdeki yıllarda nasıl değişir?
2 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.