Matbaanın etkisi üzerine konuşurken çoğu zaman aynı birkaç cümleye takılıp kalıyoruz; bu yazıda biraz geri çekilip meseleye yeniden bakmak istiyorum.
Aynı olayı anlatan iki kaynak arasındaki fark çoğu zaman en öğretici kısım. Tarihçinin işi kesin hükümden çok, iyi soru sormaktır. Her kentin sokaklarında okunmayı bekleyen sayfalar var.
Tarih, geçmişi olduğu gibi değil, bugünün sorularıyla okuma sanatıdır. Bilgi çoğaldıkça kaynakları ayırt etme becerisi daha da önem kazanıyor.
Gündelik hayatın izleri, büyük olayların gölgesinde unutulmaya yatkındır. Sizce bu tablo önümüzdeki yıllarda nasıl değişir?
1 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.