Son zamanlarda göçlerin tarihi konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
Geçmişle kurduğumuz ilişki, geleceğe bakışımızı da şekillendiriyor. Tarih, geçmişi olduğu gibi değil, bugünün sorularıyla okuma sanatıdır. Dönüm noktaları geriye bakınca net görünür, yaşanırken ise belirsizdir.
Bilgi çoğaldıkça kaynakları ayırt etme becerisi daha da önem kazanıyor. Eski bir fotoğraf, bir yüzyılın havasını tek karede anlatabilir.
Her kentin sokaklarında okunmayı bekleyen sayfalar var. Siz hangi noktada farklı düşünüyorsunuz, merak ediyorum.
1 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.