Son zamanlarda eski fotoğraflar konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
Tarih, geçmişi olduğu gibi değil, bugünün sorularıyla okuma sanatıdır. Sözlü tarih, kayda geçmemiş hayatların en değerli arşivi. Tarihçinin işi kesin hükümden çok, iyi soru sormaktır.
Aynı olayı anlatan iki kaynak arasındaki fark çoğu zaman en öğretici kısım. Gündelik hayatın izleri, büyük olayların gölgesinde unutulmaya yatkındır.
Her kentin sokaklarında okunmayı bekleyen sayfalar var. Benzer bir deneyim yaşadıysanız paylaşırsanız sevinirim.
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.