Cumhuriyet dönemi üzerine konuşurken çoğu zaman aynı birkaç cümleye takılıp kalıyoruz; bu yazıda biraz geri çekilip meseleye yeniden bakmak istiyorum.
Eski bir fotoğraf, bir yüzyılın havasını tek karede anlatabilir. Tarihçinin işi kesin hükümden çok, iyi soru sormaktır. Geçmişi anlamak, onu aklamak ya da yargılamak değil, bağlamıyla görmektir.
Dönüm noktaları geriye bakınca net görünür, yaşanırken ise belirsizdir. Aynı olayı anlatan iki kaynak arasındaki fark çoğu zaman en öğretici kısım.
Geçmişle kurduğumuz ilişki, geleceğe bakışımızı da şekillendiriyor. Eksik bıraktığım bir şey varsa lütfen tamamlayın.
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.