Son zamanlarda okuma hızı konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
Raflardaki okunmamış kitaplar bir suçluluk değil, bir olasılıktır. Dergiler, güncel olanla kalıcı olan arasında ince bir köprü kuruyor. Kenar notları, bir kitabın bizdeki ikinci hayatıdır.
Aynı kitabı yıllar sonra okumak, kendi değişimimizi ölçmenin bir yolu. Bir kitabı bitirmekle onunla vedalaşmak aynı şey değil.
Kitap kulüpleri, yalnız okumanın sohbete dönüştüğü yer. Sizin bu konudaki deneyiminiz nedir?
4 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.