Son zamanlarda çeviri kitaplar konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
Okumak bir yarış değil, sayfa sayısıyla övünmek kitabı küçültür. Raflardaki okunmamış kitaplar bir suçluluk değil, bir olasılıktır. Bazı kitaplar sabır ister, karşılığını ise geç ama bol verir.
Aynı kitabı yıllar sonra okumak, kendi değişimimizi ölçmenin bir yolu. Okuma listeleri uzadıkça asıl iş, hangi kitaba şimdi başlayacağımıza karar vermek.
Kitap kulüpleri, yalnız okumanın sohbete dönüştüğü yer. Siz hangi noktada farklı düşünüyorsunuz, merak ediyorum.
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.