Herkesin tüketici hakları konusunda bir hikâyesi var; benimki küçük bir gözlemle başladı.
Sakin kalıp ikinci bir kaynağa bakmak, çoğu yanlış bilgiyi daha başında durduruyor. Bir haberin değeri ne kadar paylaşıldığıyla değil ne kadar doğru olduğuyla ölçülmeli. Çoğu zaman mesele bilgiye ulaşmak değil, onu ayıklayabilmek.
Gündemi takip etmekle gündemde kaybolmak arasındaki çizgi incelmiş durumda. Manşetler bize ne düşüneceğimizi değil, neyi konuşacağımızı söylüyor.
Yerelde olan biten çoğu zaman ülke gündeminden daha çok hayatımıza dokunuyor. Sizin bu konudaki deneyiminiz nedir?
3 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.