Son zamanlarda unutulmuş yazarlar konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
Her yazar önce iyi bir okurdur. Şehirler, edebiyat sayesinde belleklerde yeniden kurulur. Kısa öykü, bir anı büyüteçle okutan tür.
Kahramanlar zamanla bizim iç sesimizin bir parçasına dönüşüyor. Bir hikâyenin gücü, anlattığı olaydan çok anlatış biçiminde saklı.
Çeviri, bir eseri ikinci kez yazmak gibi yorucu ve görünmez bir emek. Sizin bu konudaki deneyiminiz nedir?
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.