Herkesin taşra edebiyatı konusunda bir hikâyesi var; benimki küçük bir gözlemle başladı.
İyi bir roman, okuru kendi hayatına başka bir pencereden bakmaya davet eder. Bir cümlenin ritmi, bazen anlamından daha uzun yaşar. Okurken bıraktığımız altı çizili satırlar, kendi haritamızdır.
Edebiyat, tarihin kuru bilgiyle anlatamadığı duyguyu taşıyor. Şehirler, edebiyat sayesinde belleklerde yeniden kurulur.
Bir hikâyenin gücü, anlattığı olaydan çok anlatış biçiminde saklı. Sizin bu konudaki deneyiminiz nedir?
4 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.