Şiir okumak üzerine konuşurken çoğu zaman aynı birkaç cümleye takılıp kalıyoruz; bu yazıda biraz geri çekilip meseleye yeniden bakmak istiyorum.
Edebiyatın görevi cevap vermek değil, daha iyi soru sordurmaktır. Her yazar önce iyi bir okurdur. Bir hikâyenin gücü, anlattığı olaydan çok anlatış biçiminde saklı.
İyi bir roman, okuru kendi hayatına başka bir pencereden bakmaya davet eder. Okurken bıraktığımız altı çizili satırlar, kendi haritamızdır.
Şiir, az sözle çok şey söylemenin en cesur hâli. Sizce bu tablo önümüzdeki yıllarda nasıl değişir?
1 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.