Herkesin polisiye roman konusunda bir hikâyesi var; benimki küçük bir gözlemle başladı.
Edebiyatın görevi cevap vermek değil, daha iyi soru sordurmaktır. İyi bir roman, okuru kendi hayatına başka bir pencereden bakmaya davet eder. Çeviri, bir eseri ikinci kez yazmak gibi yorucu ve görünmez bir emek.
Şehirler, edebiyat sayesinde belleklerde yeniden kurulur. Kahramanlar zamanla bizim iç sesimizin bir parçasına dönüşüyor.
Edebiyat, tarihin kuru bilgiyle anlatamadığı duyguyu taşıyor. Sizce bu tablo önümüzdeki yıllarda nasıl değişir?
3 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.