Klasik eserlerin dili üzerine konuşurken çoğu zaman aynı birkaç cümleye takılıp kalıyoruz; bu yazıda biraz geri çekilip meseleye yeniden bakmak istiyorum.
Şehirler, edebiyat sayesinde belleklerde yeniden kurulur. Okurken bıraktığımız altı çizili satırlar, kendi haritamızdır. Bir hikâyenin gücü, anlattığı olaydan çok anlatış biçiminde saklı.
İyi bir roman, okuru kendi hayatına başka bir pencereden bakmaya davet eder. Bir cümlenin ritmi, bazen anlamından daha uzun yaşar.
Şiir, az sözle çok şey söylemenin en cesur hâli. Katıldığınız ve katılmadığınız yerleri birlikte konuşalım.
3 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.