Gençlik edebiyatı, görünürde basit bir konu; ama biraz kazınca altından birbirine bağlı pek çok soru çıkıyor.
Bir hikâyenin gücü, anlattığı olaydan çok anlatış biçiminde saklı. Şehirler, edebiyat sayesinde belleklerde yeniden kurulur. Çeviri, bir eseri ikinci kez yazmak gibi yorucu ve görünmez bir emek.
Kahramanlar zamanla bizim iç sesimizin bir parçasına dönüşüyor. Okurken bıraktığımız altı çizili satırlar, kendi haritamızdır.
Edebiyat, tarihin kuru bilgiyle anlatamadığı duyguyu taşıyor. Eksik bıraktığım bir şey varsa lütfen tamamlayın.
1 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.