Son zamanlarda edebiyat ödülleri konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
Edebiyat, tarihin kuru bilgiyle anlatamadığı duyguyu taşıyor. Edebiyatın görevi cevap vermek değil, daha iyi soru sordurmaktır. Bir hikâyenin gücü, anlattığı olaydan çok anlatış biçiminde saklı.
Okurken bıraktığımız altı çizili satırlar, kendi haritamızdır. İyi bir roman, okuru kendi hayatına başka bir pencereden bakmaya davet eder.
Bir cümlenin ritmi, bazen anlamından daha uzun yaşar. Sizin bu konudaki deneyiminiz nedir?
3 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.