Son zamanlarda mülteci hikâyeleri konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
Küresel meseleler uzak görünse de gündelik fiyatlarda ve alışkanlıklarda karşılığını buluyor. Küreselleşme bazılarına fırsat, bazılarına kaygı olarak yansıyor. Sınırlar haritada çizgidir, hayatlarda ise çok daha geçirgendir.
Kriz anlarında dayanışma, devletlerden önce insanlar arasında başlıyor. Çevre sorunları ulusal değil, ortak bir sorumluluk alanı.
Dünyayı anlamak için hem haritaya hem tarihe bakmak gerekiyor. Sizce bu tablo önümüzdeki yıllarda nasıl değişir?
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.