Siyasi ideolojiler üzerine konuşurken çoğu zaman aynı birkaç cümleye takılıp kalıyoruz; bu yazıda biraz geri çekilip meseleye yeniden bakmak istiyorum.
Gelenek, geçmişin bize bıraktığı emanet; yorumlamak ise bizim görevimiz. Ritüeller, topluluğu ortak bir ritme bağlar. İnanç, bireyin en kişisel alanı; saygı bu alanın ilk şartı.
Bir tartışmada karşımızdakinin niyetini sormak, çoğu kavgayı önler. Soru sormak, çoğu zaman inancın düşmanı değil, derinleşmesinin yoludur.
Kesin cümleler konforlu, ama sorular daha verimlidir. Benzer bir deneyim yaşadıysanız paylaşırsanız sevinirim.
1 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.