İnanç ve şüphe, görünürde basit bir konu; ama biraz kazınca altından birbirine bağlı pek çok soru çıkıyor.
Bir tartışmada karşımızdakinin niyetini sormak, çoğu kavgayı önler. İnanç, bireyin en kişisel alanı; saygı bu alanın ilk şartı. Farklı dünya görüşlerini anlamak, onlarla aynı fikirde olmayı gerektirmez.
Kutsal metinleri okurken bağlamı bilmek yargıdan önce gelir. Gelenek, geçmişin bize bıraktığı emanet; yorumlamak ise bizim görevimiz.
Kesin cümleler konforlu, ama sorular daha verimlidir. Siz hangi noktada farklı düşünüyorsunuz, merak ediyorum.
3 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.