Çocukluk anıları, görünürde basit bir konu; ama biraz kazınca altından birbirine bağlı pek çok soru çıkıyor.
Toplum, günlük ilişkilerin küçük ayrıntılarında kurulur. Şehirde herkes kalabalık, ama kimse tanıdık değil gibi hissediyor. Dinlemek, konuşmaktan daha az görünür ama daha çok iş görür.
Çocukluktan kalan sofra sohbetleri, kim olduğumuzun temellerini atıyor. Bir mahallenin ruhu, binalardan çok orada yaşayan insanların birbirine tutumuyla oluşur.
Nesiller arası konuşmalar, birbirini yanlış anlamayı önleyen köprüler. Siz hangi noktada farklı düşünüyorsunuz, merak ediyorum.
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.