Son zamanlarda ideolojilerin dili konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
Bir tartışmada karşımızdakinin niyetini sormak, çoğu kavgayı önler. Ritüeller, topluluğu ortak bir ritme bağlar. Soru sormak, çoğu zaman inancın düşmanı değil, derinleşmesinin yoludur.
Hoşgörü, farklılığı yok saymak değil, onunla birlikte yaşamayı öğrenmektir. Kutsal metinleri okurken bağlamı bilmek yargıdan önce gelir.
Maneviyat arayışı, çağın hızına verilmiş sessiz bir cevap gibi. Sizce bu tablo önümüzdeki yıllarda nasıl değişir?
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.