Herkesin farklı mezhepler konusunda bir hikâyesi var; benimki küçük bir gözlemle başladı.
Soru sormak, çoğu zaman inancın düşmanı değil, derinleşmesinin yoludur. Gelenek, geçmişin bize bıraktığı emanet; yorumlamak ise bizim görevimiz. İdeolojiler, dünyayı basitleştirdiği ölçüde rahatlatır ve daraltır.
Maneviyat arayışı, çağın hızına verilmiş sessiz bir cevap gibi. Kesin cümleler konforlu, ama sorular daha verimlidir.
İnanç, bireyin en kişisel alanı; saygı bu alanın ilk şartı. Hangi cümle size en yakın geldi?
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.