Din eğitimi hakkında kesin hükümler vermek kolay; zor olan, hükmü ertelemek ve ayrıntıya bakabilmek.
Vicdan, bütün öğretilerin kesiştiği sessiz bir yerde duruyor. Ritüeller, topluluğu ortak bir ritme bağlar. Gelenek, geçmişin bize bıraktığı emanet; yorumlamak ise bizim görevimiz.
Maneviyat arayışı, çağın hızına verilmiş sessiz bir cevap gibi. Bir tartışmada karşımızdakinin niyetini sormak, çoğu kavgayı önler.
Kesin cümleler konforlu, ama sorular daha verimlidir. Sizce bu tablo önümüzdeki yıllarda nasıl değişir?
2 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.