İnanç ve şüphe hakkında kesin hükümler vermek kolay; zor olan, hükmü ertelemek ve ayrıntıya bakabilmek.
Farklı dünya görüşlerini anlamak, onlarla aynı fikirde olmayı gerektirmez. Maneviyat arayışı, çağın hızına verilmiş sessiz bir cevap gibi. Soru sormak, çoğu zaman inancın düşmanı değil, derinleşmesinin yoludur.
Hoşgörü, farklılığı yok saymak değil, onunla birlikte yaşamayı öğrenmektir. İnanç, bireyin en kişisel alanı; saygı bu alanın ilk şartı.
Kutsal metinleri okurken bağlamı bilmek yargıdan önce gelir. Sizin bu konudaki deneyiminiz nedir?
5 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.