Son zamanlarda taşra edebiyatı konusu sık sık karşıma çıkıyor ve her seferinde aynı soruyu sordurtuyor: gerçekten ne biliyoruz?
İyi bir roman, okuru kendi hayatına başka bir pencereden bakmaya davet eder. Edebiyat, tarihin kuru bilgiyle anlatamadığı duyguyu taşıyor. Şehirler, edebiyat sayesinde belleklerde yeniden kurulur.
Kahramanlar zamanla bizim iç sesimizin bir parçasına dönüşüyor. Çeviri, bir eseri ikinci kez yazmak gibi yorucu ve görünmez bir emek.
Her yazar önce iyi bir okurdur. Siz hangi noktada farklı düşünüyorsunuz, merak ediyorum.
0 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.