Bilimkurgu üzerine konuşurken çoğu zaman aynı birkaç cümleye takılıp kalıyoruz; bu yazıda biraz geri çekilip meseleye yeniden bakmak istiyorum.
Kısa öykü, bir anı büyüteçle okutan tür. Çeviri, bir eseri ikinci kez yazmak gibi yorucu ve görünmez bir emek. Bir cümlenin ritmi, bazen anlamından daha uzun yaşar.
Edebiyat, tarihin kuru bilgiyle anlatamadığı duyguyu taşıyor. Edebiyatın görevi cevap vermek değil, daha iyi soru sordurmaktır.
Okurken bıraktığımız altı çizili satırlar, kendi haritamızdır. Siz hangi noktada farklı düşünüyorsunuz, merak ediyorum.
0 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.