Savaşların sivil yüzü üzerine konuşurken çoğu zaman aynı birkaç cümleye takılıp kalıyoruz; bu yazıda biraz geri çekilip meseleye yeniden bakmak istiyorum.
Gündelik hayatın izleri, büyük olayların gölgesinde unutulmaya yatkındır. Geçmişle kurduğumuz ilişki, geleceğe bakışımızı da şekillendiriyor. Aynı olayı anlatan iki kaynak arasındaki fark çoğu zaman en öğretici kısım.
Her kentin sokaklarında okunmayı bekleyen sayfalar var. Tarihçinin işi kesin hükümden çok, iyi soru sormaktır.
Bilgi çoğaldıkça kaynakları ayırt etme becerisi daha da önem kazanıyor. Sizin bu konudaki deneyiminiz nedir?
1 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.