Herkesin afetlere hazırlık konusunda bir hikâyesi var; benimki küçük bir gözlemle başladı.
Gündem hızlandıkça yorum yapmak için ayırdığımız süre kısalıyor. Bir haberin değeri ne kadar paylaşıldığıyla değil ne kadar doğru olduğuyla ölçülmeli. Yerelde olan biten çoğu zaman ülke gündeminden daha çok hayatımıza dokunuyor.
Sakin kalıp ikinci bir kaynağa bakmak, çoğu yanlış bilgiyi daha başında durduruyor. İnsanlar rakamlardan çok hikâyelerle ikna oluyor; bu da dikkatli olmayı gerektiriyor.
Manşetler bize ne düşüneceğimizi değil, neyi konuşacağımızı söylüyor. Eksik bıraktığım bir şey varsa lütfen tamamlayın.
0 yorum
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yapabilmek için giriş yapın.